28 Haziran 2020 Pazar

ORGAN BAĞIŞI

Organ bağışı
Organ bağışı konulu bu yazıma yaklaşık bir ay önce başlamak niyetindeydim fakat 'normalleşme' süreci araya girince çok sevgili (!) patronlar hemen iş başı yapılması yönünde talimatlarını biz çok değerli (!) çalışanlarına ilettiler. Bizlerde seve seve gelecegimizi söyledik. Bundan dolayıdır ki bugün ancak yazabildim fakat zararı yok. Geç olsunda güç olmasın demiş büyükler.


Organ bağışı denince akla ilk olarak din ve yaş olgusu geliyor. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki dinen bir mahsuru yok.(Bu konuda aydınlanmanız için yazımın sonuna kaynak bırakacağım.Dileyen açıp okuyabilir.) Bu bağnaz düşünce yapısından kurtulmanın vakti gelmedi mi sizce de? Çok yazık ediyoruz kendimize, toplumumuza. Geçenlerde şöyle bir diyaloğa şahit oldum; "Kardeşim hadi ben ölünce gözümü bağışladım diyelim, diğer dünyada Allah'ı nasıl göreceğim?" Sert bir ses tonuyla organ bağışlamanın dinen uygun olmadığını, "Allah organ bağışına ihtiyacı olan kulunun yaşamasını isteseydi zaten organ verirdi" dediğini duyunca kendimi çok kötü hissettim. Sonrasında bu düşüncenin (düşünen bir insanın böyle seyler söyleyemeyeceğini biliyorum) cahilce olduğunu farkettim ve umarım akıllanır dedim ama inanın gram inanmadım bu dediğime çünkü 70'inden sonra pek mümkün değil gibi.  Organ bağışını daha iyi anlamak için her gün orada burada karşılaştığınız ve son zamanlarda dillere pelesenk olup herkesin savunduğu kelimeyi anımsatmak isterim size: "EMPATİ"  Evet empati yapın. Engellileri ve ihtiyaç sahiplerini sosyal medyada paylaştığınız zaman yardımcı olmuş sayılmıyorsunuz, bunu unutun lütfen. Harekete geçmediğiniz sürece her sey havada kalır arkadaşlar. Kendizi o durumda düşündüğunüz oldu mu hiç ya da kemoterapi merkezlerine, diyaliz merkezlerine gittiğiniz oldu mu? Gidin lütfen. Gidin ve oralarda nasıl acılar çekildiğini kendi gözlerinizle görün. Ben çok şahit oldum. 4 yaşında diyalize bağlı yaşamak zorunda olan bir çocuk düşünün kateteri dizlerine kadar uzanan.. Ben düşünmekle kalmayıp birebir gördüm. Diğer insanları görmek sizi etkilemiyorsa kendinizi ya da sevdiğiniz birinin organa ihtiyacı olduğunu ve bulunamadığını düşünün. Nasıl hissettirdi? Evet bu hissettiğinizi yaşayan nice insan var.


Yok ben kırk yaşındayım pörsümüştür şimdi organlarım, yok ben otuz yaşındayım daha çok gencim vs. bunlar hep bahane kandırmayalım kendimizi.


Düşünsenize Allah size nasıl bir fırsat vermiş, hiç tanımadığınız bir insana bir hayat veriyorsunuz ne kadar muzzam bir şey. Şehrin merkezine çeşme yaptırıp üstüne çeşmeden büyük puntolarla falancanın hayratıdır yazmaktan çok daha mantıklı değil mi? Hemde masrafsız! Çeşme yaptırmayın demiyorum tabikide yanlış anlaşılmasın ya da siz bilirsiniz nasıl anlarsanız.

Ülkemizde anlamsızca gözardı edilen bir olay organ bağışı. Hasta sayısı inanılmaz derecede yüksekken bağış sayısı yok denecek kadar azdır ve buna anlam vermek imkansız. Organ bağışı yapılmadığı için hayatını kaybedenlerin sayısı her yıl artmakta. Bu sebeptendir ki bir an önce detaylıca düşünüp harekete geçmek gerek. Yapmanız gereken tek şey en yakın sağlık kuruluşuna gidip bilgi almak ve gönül rızasıyla form imzalamak. Yok ben toprak altına (ya da nasıl bir seramoniyle gideceksen kendi inandığın yola) tüm organlarımla bir bütün olarak gitmek istiyorum dersen o da senin bileceğin iştir. Ama eğer fikrin değiştiyse ve mezarda organlarımı çürütmektense öldükten sonra başka bedenlerde hayat bulmak istiyorum diyorsan, organlarını bağışla.

Unutmayın ki; ORGAN BAĞIŞI HAYAT KURTARIR.

Dinen aykırı olmadığını açıklayan kaynak sayfa: http://www.tonv.org.tr/tr/organ-bagisi/organ-bagisi-ve-dinler/