KADIN!
Aslında bu defa çok sevdiğim bir insan için bir yazı kaleme alıcaktım fakat insan bu ya; bir anı bir anını tutmuyor. Şu sıradışı dijital dünyaya adapte olduğumuz sıralarda, ruh halimizi de belirler oldu bu sosyal medya. Gayet mutlu bir ruh haliyle girdiğim kuşluk yerine bir anda down olup çıktım. Dumura uğradım adeta. Pek hoşnut değilim bu durumdan. Birkaç gundür sürekli denk geldiğim ve yaşadığımız toplumun yaşayış biçimine tamamen aykırı olan sıradışı ama sürekli gündeme gelmesinden dolayı olağan bir vaziyetmiş gibi karşıladığımız 'çocuklar' üzerinde polemik yaratılması. Zaten 20'li yaşlarına kadar yaşamak nedir bilmiyorlar, sürekli başları önlerine eğik durumda! Evde anne-baba, okulda öğretmen, sokakta tanımadığı ahlak bekçileri! Ahlak dedimse lütfen sığ kalıplardan sıyrılarak ele alın. İçerisinde bulundukları eğitim sistemi saç ağartıyor ama kimse bunu görmüyor! Peki gördükleri ve üzerinde kendilerince fetva verebileceklerini zannettikleri konu nedir? Neymiş efendim 15 yaşında kız çocukları doğum yapabilirlermiş! Bunu söyleyecek düzeyde nasıl bir irtifa kaybına uğramış olabilir bu akıl! Sahi bu insan müsveddelerinde bulunur mu bundan?
Bu çok kirli bir zihniyettir! Her şeyden öte insan haklarına aykırıdır. Nasıl olur da sen hakkın olmadan bir insanın hayatı üzerinden yorum yapabilirsin! Heleki bu henüz reşit bile olmamış biri/birileriyken.
Çocukların okuması, kendi yeteneklerini keşfetmesi, insanları tanımadan önce kendi dünyalarını tam olarak tanıması, arkadaşlarıyla yere düşüp dizini kanatması gerekiyor. Ellerine başka kanlar bulaştıranlarla tanışmamaları gerekiyor! Farkındayım üslübumun çok hoş olmadığının ama inanın artık ne kadar içimde tutabilirdim bilmiyorum. Sözcüklerimi tek tek seçerek yazıyorum şuan ama bu kadar oluyor.
Sırf o da değil, kadınlara olan saldırılar yıllardır durmak bilmiyor! Her geçen gün tablo daha vahim bir hal almaya başladı. Kadın sığınma evlerinin genel evlerle olan paralel artış hızı hiç kimsenin umrumda değil! Sosyal medya insanların adalet sağlayıcısı olmuş durumda, eşinden şiddet gören artık güvenlik güçleri yerine sosyal medyadan yardım umuyor. Bunu sorgulayan kimse yok. Sosyal medya hesabı olmayan ölüme mi terk edilmeli?
Duruşma salonunda hakim, (işini gerektiği gibi, hukuk çerçevesinden ayrılmadan mesleğini icra edenlere sonsuz saygım vardır.) kadına "Kızım, kocandır az sabret nikahta keramet vardır.Kocana saygısızlık etme, bir bildiği var ki öyle yapıyor.Seni sevmese dövmez." diyor. Erkeğe "Oğlum, bir daha el kaldırma karına, yazıktır." diyor. Evleneli on yıl oluyor yufka yürekli, arabulucu hakim amca; ne zaman gelecek bu keramet! Kadın bu ya hep sineye çeker zaten değil mi!
2016, 2017 ve 2018 yıllarında (726’sı polis, 206’sı jandarma kayıtlarına geçen) toplam 932 kadın cinayeti işlenmiştir. Evet bunlar yalnızca kayıtlara geçenler. Peki ya hiç haberimiz dahi olmayan kaç tane var? Bilmiyoruz değil mi? Çünkü sosyal medyada yardım çağrısında bulunamadılar, çünkü hakim arabuluculuk tavsiyesinde bulundu.
Çocuk yaşta evliliğe ve kadın cinayetlerine topyekün karşı çıkmazsak, yine ne idüğü belirsiz birkaç kendini bilmez çıkıp Allah'ın ona yararlı işler dahilinde kullanması amacıyla verdiği o ağız nimetini gereksiz yere açıp kapatacak kelime israfında bulunacak. Bu mevzunun çözümü için iki üç kişinin imza toplamasını beklemek romantizimdir. Tek yapılması gereken bir şey vardır o da harekettir ve bu hareketin üst makamlarca dikkate alınması gerekiyor aksi taktirde yine sosyal platformlarda yardım çağrısında bulunan kadınlara ment atıp, gelin kız çocuğunun evlenmesine mani olan fotoğrafçı haberlerini gururlanarak okuyacağız.
İstatistiklere bakmak isterseniz;
• https://www.pa.edu.tr/Upload/editor/files/Kadin_Cinayetleri_Rapor.pdf
• http://www.halksagligi.hacettepe.edu.tr/sunumlar_ve_seminerler/20mart_Sempozyum/erkenyas_evlilik_gebelik.pdf